Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ağustos, 2008 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

I AM HERE, THE TIME IS NOW

I AM HERE, THE TIME IS NOW
is a synapse, a public forum of ideas through artists created by the European Cultural Foundation (ECF) and artistic director Ong Keng Sen. The ECF seeks to contribute to a political culture in Europe that is built on mutual respect for diversity. It wants to see artistic cooperation turn challenging experiences into creative encounter. Diversity is built on world’s history that we all share but that we translate differently in our individual life. In the public forum 'I am here, the time is now', artists from Europe and beyond reflect about the individual choices they make against the background of their generations in time. They tell a new story of Europe – and yes, an optimistic one.

“I come from Riga, Latvia. In my childhood it was a part of USSR, when Chernobyl exploded my mom told me not to go play outside. So I did.”
Kaspars Groševs, media artist

“We come from a zone of silence. [But] you need to talk loudly and openly if you are to keep safe.”
Na…

3 harf 5 nokta

AÇILIN Happy Bırthday Flamingo GELİYOR

Happy Bırthday Adnan,

Senden çok şey öğrendim,ve öğrenmeye devam ediyorum iyi ki varsın..

hayatım ekşi sözlükte bulamadığım bir entry

Kısa kısa notlar.

Bir geçen hafta açılıştan sonra hiç hatta hiç birşey yazamadım dostlar onun için çok özür ve burdan hayata bağlanarak özellikle teşekkür etmek istediğim özde bir kaç dostuma sonsuz teşekkür etmek isterim.Onlar ki Baykuş gibi gözüme uyku girmediği zamanlarda beni yarasa gibi uyutabilen,bütün maaşımı masaj koltuklarımda çar çur etmeme ve göz göze gelmemek için hatta sanatsal ilişki çercevemizi sarj,adaptor ve kulaklık kablolarından oluşan düğüme çeviren, buhu yapıp tekrar beliren gerçeği defolu banyo aynasında bana tuttukları için onlara çok çok hemde gani gani thanks.

Hollanda konsolosluğu ve vize işlemleri için koştururken ayrıntıları anlatamadım sana ey izleyici.Mrdere napar ne eder nerde yer.(tabiki Kaçkar lokantası)1 buçuk gün taksim- beyoğlu gümüşsuyu yokuşu arasında mekik dokuyan ,ordan oraya koşturan ben uzaktan sırtüstü denizde uyuyan dedemi daha iyi anladım.Belgeleri toparlamak ne kadar da zor(burda belgenin değil toparlanma sürecini kastediyorum yanlış anlaşıl…

ZIRRRRTLARIN BİRLİĞİ VE LOCAL KARİZMA (Diyalektiğe Övgü)

SERKAN ÖZKAYA “Bana Onun Kellesini Getirin!”, İzmir
15 Ağustos – 15 Eylül 2008
Murat Pilav ve 49A'nın katkılarıyla.
Açılış: 15 Ağustos 2008, 49A, İzmir, Gürçeşme'de 3513, saat: 18.00
Etkinlik:Murat Pilav’ın seyyar nohut pilav arabasında yer alacak yapıt, saat 18.00 – 21:00 arasında Çankaya 1369 sokak, ve 1371 sokakta sanatseverlere sunulacaktır.

Serkan Özkaya'nın "Bana Onun Kellesini Getirin!" başlıklı sıra dışı heykeli Şanghay, New York ve İstanbul'un ardından 15 Ağustos – 15 Eylül tarihleri arasında İzmir'de sergilenecek. Ancak bu yapıtı görmek isteyenlerin gideceği adres bir müze ya da sanat galerisi değil, gezici bir nohut-pilav arabası! Özkaya'nın tasarladığı ve sadece yemek mekanlarında sergilemeyi seçtiği heykel aynı zamanda yenilebiliyor. Heykeli görmek isteyen sanatsever, heykelin sergilendiği mekana gidiyor, "Bana Onun Kellesini Getirin!"i ısmarlıyor ve servis edildiğinde, önce görüntüsüne sonra da tadına bakabiliyor. Bu sayede sanatçı…

HALAY TOPLUMUN AFYONUDUR.(MİS GİBİ)

.



.


Sibel le beraber bir arkadaşının düğününe gittik,oyayı zaten tanıyorum(mükemmel bir insan hatta insan evladı).Yaşadığı yerleri daha önce görmüştüm varoş,gecekondu muhiti,kimsenin görmediği kafada ötekilediği yerlerden ama burada insan sıcaklığı mevcut,gönlü bol insanlar.Kardeşleriyle tanışmamıştım bu sayede tanıştım,sohbet ettik herşeyden girdik çıktık askerlikten,siyasetten. sibelin arkadaş çevresi ayakkabıcılar sitesi camiası olduğu için bir sürü anlatılacak ve hikaye oluyor,bir servislerine bin neler neler var,zira hayaat buralarda daha paylaşımcı ve sürdürebilir katlanılabilir.Herkes zira kendi hikayesini başkasından dinlediği zaman kardeşliğini anımsamazmı,anımsamıyormu?Bombalar havalarda uçuşurken herkes kim vurdu da yasarken ben neden "o" olayım ben sen varken?ben diyorum ki this is my amazing motto "MADEM GELDİK DÜNYAYA YİYELİM ÇALAA BADEM"

Yani düzzz herşey düşüncede, halayına isyan bizim esrimeye ihtiyacımız yok mu?Sınırların yokolup omuzların birleşmes…

90 60 30

DIRTY HARRY:Üçümüz burda seni bekliyoruz
MRDERE:Üçünüz mü???
DIRTY HARRY:Evet,Ben, smith ve wesson


Berberde trash olurken bir an televizyona gözüm kaydı.baktım bizim malum sözde masum roman starımız.Ya bu ne ya dedi yan koltuktaki roman kardeşim.Edirneye kadar star Edirne'den sonra kim starrrr abi!! diyince bende kahkahayı patlattım.

Havalar o kadr ısındı ki artık gece üçlere kadar mumya gibi dolanıyorum ortalıklarda.Krispi mumyası ama ben nasıl bir mumya olurdum acaba?.Dur düşüneyim ilginç olur,geçe üç te Moma'da dolaşan bir mumya "Eski kaşar var mı?? diyen"uyurgezer.Bu uyumamak ve iç sıkıntısı ne güldüren ne ağlatan bir durum.Ben kendimi ne gülüyorum ne ağlıyorum çizdiğim yüzümde dansediyorum şeklinde açıklıyabilirim.

Televizyonda dön dolaş hiçbir şey yok malum ,malum.Bir kaç şey yazdım ama karaladıklarımın yanında ne ki.Yangınlar ve bombalar kare bulutlar kaçıp giden fısıltılar..Meclis tatile girdi,ergenokonun suyu çekildi bakalım neler olacak..havamı ,cıvamı

49A is ope…

-35

İNTERVİEW WİTH PİLAVCI MURAT

49A Bir form olarak nesne,bir durum ve mekan,.
Iki ucu verilmis zincirin icinde neler olup bittigini kavramak icin bize firsat yaratan anlamli bir nokta.Bu noktadan toplumsal alan/siyasal alan sehir/mahalle yasam/gorunmezlik yuzlesme mesafe ve kendine bakmanin birbirine tamamen bagli ozgul pratik bir iliski bicimi ve bu alanlarin karsilıkli eylem ve biraradaliklarini anlamamiza,cozumler gelistirmemize yardimci olabilecek anlasılabilir bir icgoru alani.
Biliyoruz ki kurumlar,galeriler ve devletin barindirdigi bir cok alan streotiplesmekten ve sorunlara kismen yabanci kalmadan gercekle yuzlesemiyor.’Guncel sanat ‘gundelik hayatin ritminde varolabilecegi, tamamen kendini dunyaya acabilecegi veya cevresiyle butunlesebilecegi alanlar ariyor.

49A yerel kosullar ve onlarin icinden ortaya cikan iliskilerden beslenerek,boyutlardan cok yonlere dogru beslenme yapisini olusturuyor,ve bu olasilıklari besliyor.Su an(local/..) kurumlara ve kurumlara bicilen rolun disinda guncel sanat pratiginin varo…