Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2006 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

v ben

V: voilà! in view, a humble vaudevillian veteran, cast vicariously as both victim and villain by the vicissitudes of fate. this visage, no mere veneer of vanity, is it vestige of the vox populi, now vacant, vanished, as the once vital voice of the verisimilitude now venerates what they once vilified. however, this valorous visitation of a by-gone vexation, stands vivified, and has vowed to vanquish these venal and virulent vermin vanguarding vice and vouchsafing the violently vicious and voracious violation of volition. the only verdict is vengeance; a vendetta, held as a votive, not in vain, for the value and veracity of such shall one day vindicate the vigilant and the virtuous. verily, this vichyssoise of verbiage veers most verbose vis-à-vis an introduction, and so it is my very good honor to meet you and you may call me

31.10

Bir an içinizdeki sesi duyuverirsiniz.Genellikle farketmeden olur.Bir an bakmışsınızkendinizle konuşuyorsunuz.Sorular yinelenr,hele karamsar bir ruhsanız(benim gibi) tutarlılıktan yoksun kalırsınız.Ben buna düşüş diyorum
Bunun üzerine mantıklı bir açıklama zaten saçma olur,eğer mantıklı bir açıklaması varsa özür dilerim ben bilmiyorum.
Girdap, girdap( bana fazla romantik demeyin sakın)
Kendinizi yaldızlı bir bok olarak hissettiğiniz hiç mi olmadı
Kayıplarımı gerçeklikte bambaşka bir mahiyette görüyorum şu an.
Zaman geçiyor ve hala ben buradayım,bir işim bile yok
Münhasıran eli gerçeklikten çekilmiş bir dilenciyim,belki de hiç ciddiye alınmadım
Dedim ya karamsarım
Karamsarım çünkü öfkenide unutturuyor herşey
Sabrın jeneriği öfkenin bilgeliğiyle değişiyor,bir sebebi var
Belki gücün keskinliği vardır sabırda
Ama hala zaman istiyor
dedim ya şu an içinde ve şu cümleleri yazarken başka bir zamanda bunu anlayamacağım bir ana kaçıyorum.
Sürekli düşüş ya da serbest uçuş
Şimdilik biraz zırvalama,kaygı,karams…

GOOD FOOD,GOOD LİFE

....Alman tuvaletinde bok yukarıda kalır, suya karışmaz. hem görür hem de koklayıp hasta olup olmadığınıza bakabilirsiniz. fransız tuvaletinde ise bok suya karışır, gider. göremez, koklayamazsınız. amerikan tuvaletinde ise bok suya karışır ama öylece suda durur. görürsünüz, koklayamazsınız.
SLAVOJ ZİZEK

İÇİNDEYMİŞİK,YEŞİLMİŞİK,SAFMIŞIK

DURUM DUMURDAN İBARET

Yurdum insanının to be or not to be leri asla bitmez.Bizim açık büfemiz sonsuzdur,bu açık büfe cinnetimizi, cennetimiz,i hayati meselemizi oluşturur.Benim açımdan bu bayramda farklı bir bayram olmadı,ama tabiî ki her şey gibi eskiden daha güzeldi.İzmir yapay tatlandırıcı bedava otobüs,metro ve bilimum gariban stratejik ucuzlaştırma (sürüsüne bereket)taktikleriyle beynimi burgulu bir miksere çevirdi.Varacağım yere varamadım,vardığımdaysa farklı bir yerdeydim.Ayrıca na toplu taşıma taşıtlarında yaşadığım olaylar yapaylığı ötem berim yanım ya da şuram yada burama taşıdı.Ramazan bayramı değil concon bayramıydı.Kendi başına işleyen çılgın bir bayram alışverişi .Çıkardığım sonuç:
Tamamen ihraç fazlası molozumuz var, hem de saf.
Bu sanırım değişmeyecek ömrümün ana fikri ya da değişmeyen ömrümün ana fikri

0--1

Acının sakız olduğu beldede
Dört baykuş öttü
Küçük serseri küçük serseri
Hayatın nerede?hayatın nerede?...

Bilmiyorum soru, anlamıyorum cevap oldu serserinin kalbinde

Dört baykuş tekrar
Sana sevmen için kalp, düşünmen için beyin verildi.
Küçük serseri küçük serseri beynin nerede beynin nerede?

İçindeki aşk kendinden önce cevap verdi. Serseri beynini işemek için kullanır insanlar ise tatmin olmak için yakınırlar. Dört tarafım insanla çevrili olduğu halde insan olmamız ne kötü

Dört baykuş öttü zaman geçiyor zaman geçiyor…
Dört baykuş ağladı zaman geçiyor zaman geçiyor..
Dört baykuş öldü zaman geçiyor zaman geçiyor..

Acının sakız olduğu beldede küçük serseri ağladı.
Hay allah hay Allah.

Oktay Can

I SEE DEAD PEOPLE EVERYWHERE

Sticker serisi "FİRST AİD"

Bunu hep yapmak istemişimdir.

ONE MİNUTE VİDEO FESTİVAL

"One Minute İzmir"
Bir dakikalık Video Festivali ÇOK YAKINDAA başlıyorrr hatta başlamak üzre
K2 Galeri 31 Ekim - 2o Kasım 2006
Katılım için son başvuru tarihi 24 Ekim 2006

START

Özgürlük her iki taraf içinde şu anlama geliyor..
çarkı-felek heran tersine dönebilir

-----

Bunu neden yaptığımı asla bilemeyeceksin.Çünkü bende nedenini bilmiyorum,ve çünkü sende nedenini bilmiyorsun.Nasıl olduğunu bilmiyorum.Bu benim özgürlüğüm mü?Yeni bir boşluk koyuyorsun ve …. ele geçiriyorsun,ama sanatın en iyi ele geçirdiği şey zaman değil mi.Bizi ilgilendiren tek gerçeklik bu yani sanatın yada sanatçının yaptığı şeyden ötürü böyledir.Bütün karşısında tek’e ilişkin bir ifade.Karmaşık olanı anlatamazsın,acını asla yada kısmen.Sadece işaretler bırakırsın,ve onun işaret olarak kabul edilmesi sana bırakılan bir iş değil

Bugün yazdığım şiir yarın beni yazar
ya da bugün yazdığın şiir yarın beni yazar.

BURADA ve ŞİMDİ

Şehrin içine karışan coğrafyasına harmanlanan sergiler yok İzmir de
Gizleyen şehirde kaybolma ve görme imkanı yaratan sergilerden bahsediyorum.Ortak samimi bir sağduyudan hareketle inşa edilebilecek bir bakış arayışı benimkisi..
Kamusal alanı sanat ile yeniden yapılandırmak
Şu an düşüncesiyle beraber bu fikir çok iyi. Düz ayak sokaktan gelen sokağı içine alan bir sergi oldu mu bilmiyorum.Sürekli ertelenen bir gerçeklik havası var.Kimse görmüyor,kimse bakmıyor,ya da olsa da olur olmasa gibi..
Bu kent için temel hayati karşılaşma deneyimleri yaşatmak, iletişim şebekesini kurmak ve yaymak gerekiyor.
Bunun için yapmamız gereken böyle düşünen insanları bir araya getirmek
Ama hepimizin kendi hikayesini anlatmaya ve dinlemeye ihtiyacı var
Benim amacım ve çıkış noktamda burası.
Bu aslında bir şehre dair hayal gücünüzü ve bakışınızı aralamak, görünmez olanı görünür kılmak şeklinde oluşan ikili bir deneyim Bu şekilde şehir de kendi devinimlerine katkıda bulunabilir, burada yaşayan insanlara da bu katkı…

BERHU DAROL

Söylenen tüm bu şeylerin ortak biradalığında kendini belirsizliğe adayacak
ya da saklayacak bir boşluk oluşturabilirmiyim?

Bugün aklımdan hiç çıkmadın

How wonderful if only you can belive it.Act on it;only the feel the absolute fool,is capable of it.
He alone is free to plunel the depths and scour the heavens.his innocense presevres him.
He ask no protection
İnsomnia (Henry miller)

Tuzsuz

Mülk edinebileceğimiz bir fethetme arzusu içimizi kemiriyor.Genel koşutluklar saptanabilir değil.Pratik ihtiyaçlarımız hakikat olarak adlandırılıyor.Gelişip içinde büyüyebileceğimiz kurgular içinde yaşıyoruz.sen her zaman gelip geçici senden vurguyu saklıyor.bunun bir sonu yok.Çıkarlar çerçevesi biyolojik tepkilerden,tüm mantık kurallarından daha üstün henüz hiçbir soru yok.Cevaplar ama çok.Soruların olmadığı gerçeği burda yatıyor.Daha zengin ve karşıt yönde gülünç bir ciddilik barındırıyor"...?.." yüzünde

Bütün yanlıştır?Uyum ve aklın işaret ettiği her çaba kendi karşıtına dönüşüyor.
Kendime tekrar tekrar söylüyorum,gülmek için düşünmekten daha iyi bir yol olabilirmi?

SAÇMA VSS..

Tüm saçmalık bütündür,ama bütünsel değildir.Yeniden yazılmaktan bıkılmayan şeydir.Saçma daima ortada olan ve yahut hepsinden başka bir şey.Saçma ölümün tükürüklü olması gibi bir şeydir,çok daha farklı bir şekilde.İçine düşülen bir yorumdur.Nedensel bağımlılık yoktur.Bağlılık ise asla.olduğu söylense bile bu saçmadır.Kurulu yoruma karşı çıkan bir düşünce güçsüzlüğü.

Saçma bir açılımdır,yukarıyla itifak tan acı çeken bir şeytan olabilir.Kırıp parçalanan olumsuz değildir.Parça olumlayansa saçma orda olandır diyebiliriz.Orada kendini kurtarmaya çalışan bir yol,bir çekip gitme olabilmektir.Keyiflikle sefillikten herkesi aldatabilmektir.Zorunlu olarak başka bir şey olmaktır.Saçmadan farklı olarak karıştırılan belleksizlik.Eksik olandan taşan bir şeyler.Bilginin ağacını yakmak gibi.Direnen,kıran her yerde atlayan bir gülüş gibi.
Ne insan ne de hayvan gibi.. …

İNCİPİT PARODİA

Madde 301 - (1) Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Devletin yargı organlarını, askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Türklüğü aşağılamanın yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
(4) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz

Come Sweet Come

Başla
Bir şeyler oluşturmak istiyorum, bunlar sağlam ve tutarlı olmalı,kafamda gidip gelen düşünceler var,tabi zaman çok kısa hemen işe koyulmak zorundasın.bu kaçınılmaz.
Bazen yaptığım şeyleri beğenmiyorum, amma da saçmalamışım diyorum.Sonra da tam tersi (tutarsızlık paçamdan akıyor)Yok yok harika bir iş bu harika…

Her şeyi anlatma derdim var,ama kime.Bu soruyu da soruyorum,ama altındaki düşünceden paylaşmak geçiyor.Kendi küçük dünyamın penceresinden baktığımda nasıl görünüyor her şey?konuşmak,küfretmek,tartışmak için..vs (Bay Dere bunları kendi içinizde kendinize göre cevaplayın lütfen)
Devam edelim
Şimdi elimde ne var?Bir mekan. Bu beni alıyor sana beni ulaştırıyor
Soyut anlamda düşüncem, somut anlamda babamın eskiden tekel bayi olan şu an kullanılmayan baba yadigarı mekanı.
Buradan Friedman ve Pelin tan dan yardım alabilirdim ama almıyorum.Doğrudan söylemek gerekirse ilişkisel anlamda görünmeyen şeyleri görünebilir kılma umudunu taşıyor bu mekan.Bu Borga’nın umuduyla paralel gidiyor ve k…

ŞAŞIRT BENİ (HOPE İS GOOD THİNG...)

Şaşırt Beni! Ama Oyunu kuralına göre oyna!

Şu sıralar en çok duyduğum muhabbetler, güncel sanat ve şaşırma üzerine. Sanatçı ve üretimi karşısında (hatta genelde bu genellikle iş üzerine odaklanıyor.) “Şaşırma” isteği hatta aşırıya kaçarcasına “şok edilme” beklentisi.

Birinin çıka gelip, alıştığımız ve süregelen bir tekrar yoğunluğunu* değiştirmesi, her alanda olduğu gibi sanat diskurunda da beklentilerimizin odağına yerleştirilmiş durumda.

İzleyicinin beklentisi, eleştirmenin beklentisi, galericinin beklentisi, küratörün beklentisi, kuramcının beklentisi…beklenen sanatçı (o da recent yapıtını kendilerine ulaştırıp kenarına çekilmesi için.)

Peki sanatçının beklentilerine ne? Ya da onun beklentisi üzerinden gidebilirmiyiz? Amacım ne? Biraz bu duruma bir sanatçı olarak odaklanıp… Bu beklenti ağını tersinden işletmek, printer’a kağıt sıkıştırmak…oyunu bozmak.


Şaşırtmak, Sarsmak, kitleleri harekete geçirmek. Ne kadar da dünyevi!? Ne kadar da gerçek?! Ama kaçınılmazca yapılması gereken, beklenen…

ALL YOU NEED İS A LOVE

Üşüdü ve yoruldu
Soğuktu elleri
Ve ellerinde büyüttü
Güneşi
Ve kalbini gösterebilmek için
Dondurdu kalbini
Şimdi başkasının gözyaşında
Gözyaşıyla beraber
Isıtıyor kalbini
12.07.2005

( )

M.Dere/Collage "Poetry for radical democracy"
Hatırlamadığım rüyaları hatırladığım zaman
rüyada olmuş olacağım
Rüyada yaşadığım zaman gerçeği unutacağım
Unuttuğum zaman rüyamdaki umudumla yaşlanacağım
16.07.2oo6 22.57

EUPHORİA OF MEMORANDA

…Ayağa tamamen yepyeni bir varlık olarak kalktım, dünyayı kucaklamak için kollarımı uzattım.Hiç bir şey değişmemişti,her zaman bildiğim eski dünyaydı.Ancak şimdi ona başka gözle bakıyordum.Artık kaçmak için yol aramıyor,hasta taraflarını aramak veya onu en ufak şekilde değiştirmek istemiyordum,tamamen onunlaydım.
Ölüm gölgesinin vadisinden gelmiştim;
İnsan olduğuma artık utanmıyordum,her yönüyle insan olduğuma….
Neksus Henry Miller s.223


Benim yazdığım ve aktarmaya çalıştığım şeyler kendime dair küçük notlar.Esasında toplanmaları ve bir araya getirmeleri mümkün bile olmayan şeyler.ben kendim o ve diğerleri arasında yaptığım diyaloglar diyorum buna.
Abuklama =İnsan olma paralelinden her şey
Bana dair hiç ölmeyen kalbime,gölgeme ithaf ettiğim..


İki efendisi var düşlerimin
Gözleri izlerini zincirinde dövmüş ışığı sorgular birincisi
Söylenen ve bilinen tozda fısıldaşan yıldırımdır ötekisi
Tüm düşlerden uyanan su gibi kıyıda olmak içimdeki
İkisi de durak sanan çağı çekişen bir çocuk ve yıkık bir ev b…