Ana içeriğe atla

Kayıtlar

“WINTER IS COMING”

“WINTER IS COMING” – A Pop-up Project by Merdiven Art Space  Halil Altındere | Şener Yılmaz Aslan | Osman Bozkurt  | Fulya Çetin | Mehmet Dere | Erdal Duman | Leyla Emadi | Fırat Engin | Didem Erbaş | Berat Işık | Ferhat Özgür | Kerim Zapsu Merdiven Art Space imzalı bir pop-up projesi olarak kurgulanan “Winter is Coming”, giderek güçleşen mekân temin ve kullanım zorluklarına alternatif bir bakışla metruk bir binanın dönüştürülmesi sonucu hayata geçirildi. Kentsel dönüşümün sıradaki adayı olarak yıkılacağı günü bekleyen, Meclisi Mebusan Cad. No: 25’te yer alan  #mebusan25 ; yakın geçmişin mimari ve bürokratik tüm izlerini bünyesinde barındıran post-modernist kimliğiyle sanatçıları kucaklıyor. Popüler kültürün en ikonik mottolarından birine dönüşen “Winter is Coming” göndermesinin, son olarak siyasi bir figürün dilinde farklı bir bağlama oturuşundan ilham alan sanatçılar; iktidar, çöküş, kontrol bağımlılığı ve kaybı gibi kavramları irdeliyor. Mekânın terkedilmiş ve...

Türkiye'deki Çağdaş Sanatçının Yaşam/Çalışma Koşulları ,Halil Yıldırır

Sevgili Halil Yıldırır'ın " Türkiye'deki Çağdaş Sanatçının Yaşam/Çalışma Koşulları" başlıklı çalışması tezi   kapsamında,e ntellektüel ve kamusal kültürel ortamın oluşması adına    bende küçük bir katkıda bulundum.    Genç sanatçının güncel sanat dünyasında bir şansı var mı? MD.Tabi bu soru bir çok anlamı içinde barındırıyor.Güncel sanat dünyası eğer türkiye’den bahsediyorsak kendi için(d)e kapalı bir sistem.İkincisi Genç sanatçı kavramı sorunlu bir tanım.İnsanın aklına Montaigne’nin Denemelerinde yazdığı Gerçeğin sakalları yoktur mottosu geliyor.Rüşdünü ispat etmek, tam sanatçı olmak bir zaman meselesi olarak düşünülüyor.Ben bunu tanımlamayı Türkiye’de güncel sanat dünyası yada cemaati diyelim bu topluluğa biçilmiş  bir insiyatik süreç olarak okuyorum.Sorunuzdaki Şans kavramı eğer emeğinin karşılığını alabilmek ise “kendini temsil hakkını elinde bulundurmak anlamında”çok zor. Kültür ve sanat sektöründe sanatçılar açısından bir ...
"Yalan söyleyen kişi de aynı Tanrı‟ya karşı günah işler; bu tanrının bir adı da Hakikat‟tir ve bütün hakikatlerin ilk nedenidir. Bu nedenle, her kim bile bile yalan söylerse, yalan söyleyerek haksızlık ettiği için inansızlık etmiş olur; istemeden yalan söyleyense, evrensel doğaya aykırı davrandığı ve evrenin doğal uyumuna karşı çıkarak düzensizlik yarattığı için inansızdır. Gerçeğe aykırı bir yola giren kişi de evrenin doğal uyumuna karşı çıkmıştır, çünkü doğanın ona bağışladığı yeteneği öylesine ihmal etmiştir ki, artık doğruyu yanlıştan ayırt edecek durumda değildir." Marcus Aurelius,    Düşünceler,   IX Kitap  

Tripwire Journal 15

Tripwire , a journal of poetics,   is devoted to a counter-institutional exploration of radical and experimental modes of contemporary poetics, art, and cultural politics. The journal was founded in 1998 by   Yedda Morrison   and current editor  David Buuck . Six issues were published between 1998-2002, with a special supplement published in September 2004 for the RNC protests in New York. Current and back issues are available through links on this site and through   Small Press Distribution . editor:   David Buuck assistant editor:   Cassandra Smith editorial assistant:   Lara Durback minister of information:  Jenn McCreary co-founding editor:   Yedda Morrison  

Yalnız Ağaçlar Versus Yaşamak Arzusu

SANATORIUM, 25 Ocak tarihinde Sinan Bökesoy’un yeni enstalasyon çalışmasının yer aldığı “Yalnız Ağaçlar” adlı sergisi kapsamında Mehmet Dere ve Sinan Bökesoy’un sohbetini sizlerle buluşturuyoruz. MD- Serginin şiirsel bir kompozit bütünlüğü var. Etkileşimli ve interaktif bir biçimde, ağaç formundaki temsili ağaçların bizimle iletişim kurmaya çalışan radyofonik seslerine tanıklık ediyoruz. Sergi kapsamında ürettiğin enstalasyon, altı farklı şehrin zamanını, seslerini içeren temsili ağaç formuna gönderme yapan anten formunda yapılardan oluşuyor. Soyutlarsam, topladığın seslerle kurduğun ekosistem gizli olandan açığa çıkma ilişkisini içine alan bir medyumdan meydana geliyor. Bunu bir çeşit füzyon olarak adlandırabiliriz. Nazım Hikmet’in  Davet  adlı şiirindeki toplumcu devrimsellik fikrinin cisimleşmesi, bu anlamda “daimi bir yaşamak arzusu” olarak okunabilmekte. Sergi kapsamında, ağaç ve şiirin (imge ve sözcük) gizil bir olasılık olarak “kendiliğindenliğin örgütlen...

Ağaçların Kokusu Sergi Metni

Kwahulé'nin tiyatro metinleri bir çok iç içe geçen alandan oluşan parçalanmanın nitelikleriyle birleşerek kendini kurar. Kwahulé'nin metinlerinde yaşadığı Afrika’daki iç savaşın dehşetini   Avrupa’da yaşayan Afrika kökenli halkların diasporik olarak tariflenebilecek “Yeni Dünya” olarak nitelendirilebilen , bir deneyime, psişik bir uzama gönderme yapar. Örneğin Bira fabrikası, anlatım tarzı olarak Kwahulé'nin karakterleri, caz müziğinin doğaçlama nabzını rezonans eden riff’ler ve rötuşlarla konuşmaktadır. Metinlerinde Afrika’ya verilen hasarı temsil eden şiddetli bir dünyayla yüzleşmeyi görünür hale getirmek için abartı ve gerçeküstü dokunuşlar yoluyla, giderek genişleyen bir küresel göçmen sorunsalına gerçekliğini ötekileştirmeden mercek altına alır .Oyunlarının tematik bağlamı, , yoksulluk, sürgün kapitalist açgözlülük, çarpışma ve “ötekinden” korkma - yani “ötekinin” ne şekilde tanımlandığı ile ilişkili bir bütüne gönderme yapar. İnsanın doğa ü...