Ana içeriğe atla
Televizyondaki Nur Erturk"un Gothic yuzunun altindaki vampir kisiligi kesfediyorum.

Hakkaride 5 sehit daha varmis konusamiyorum deyip kadin aglamaya çalıştı ama başaramadı, galiba teror bu insanlarin baska acilari baska yasamlarin uzerinden parazit yasam kurmasi.

Acaba baskalarinin acilariyla salca hatta her salcaya aci olan böyle başka bir millet varmi?



Frankfurt kitap fuarinda Orhan Pamuk un konusmasi dikkatle incelendiğinde avrupadaki zihinsel yasamin "farkliligi" ve "cogullugu" acisindan turkiyede ne kadar cahil bir kesim olarak yasadigimizi ve sanki bizim disimizda baska bir evren yokmus gibi davrandigimizi gostermiyormu?

Buyukluk,imparatorluk kavramlarina baktigimda ucuncu bileske masturbasyon bana gore.

Biz eski masallarin cocuklari olarak neler neler dinliyoruz buyuklerimizden.

Ergenekon mesela hic bitermi herseyin bir sonu var onun bir sonu yokmus gibi anlatilan bu masal hic hiç bitermi?
You tube birden You tabu ya nasil donusur? ' Tanri kendini kamusal alan yaratarak mi kanitliyor diye soralim.

Basbugun konusmalari tehditleri aktutun baskininin gercekleri? Neyin icindeyiz ?gerçeğin cevabı; Serbest vurus yok esas durus var.


bu icimize islemis en derinlerde.

Abdullah Gulun konusmasi Orhan Pamuktan sonra ne kadar ciliz kaldi yere basmadi,ne kadar guleryuzlulugunu sevsemde siyaset cok yuzlu ne yazikki..

Burokrasi bu kadar icten bir o kadar kasar oldugu bu zamanlarda kime guveneceksin?





Nerede o meşhur yüz numaralı adam?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutsuz Boşluk

SANATORIUM, 9 Şubat – 10 Mart 2018 tarihleri arasında Mehmet Dere’nin kavramsal çerçevesini ürettiği ve sanatçı olarak dahil olduğu, Yunus Emre Erdoğan,İsmail Şimşek Nezaket Ekici’nin çalışmalarından oluşan “Umutsuz Boşluk” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Sergi ilhamını Dücane Cündioğlu’nun Umutsuz Boşluk adlı makalesinden almaktadır. Cündioğlu ‘Umutsuz boşluk’ adlı makalesinde, Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı ‘Revolutionary Road’ adlı filminden yola çıkarak bir çiftin içine saplandıkları; ruhani açmaz olarak tarif edilmeye çalışılan “umutsuz boşluğu” deli karakteri üzerinden tartışmaya açmaktadır.
Umutsuz Boşluk isimli sergi başlığı; kötümser bir ruh halini vurgulamasının aksine gücünü umuttan almakta. Bu umut sanatçının credosu (amentüsü) anlamında vurgulanan umutsuzlukla yüzleşme yeteneğidir. Denebilir ki sanatçılar bir anlamda bu kavrayışı ortaya koyarlar. Sanatçı “boşluğu” dönüştürememeyi, bunaltıyı, çöküşü ya da tam tersi olarak bunun ifade edilemezliğini dillendirendi…

YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto





By James Engelhardt







Ecopoetry is connection.

It’s a way to engage the world by and through language. This poetry might be wary of language, but at its core believes that language is an evolved ability that comes from our bodies, that is close to the core of who we are in the world. Ecopoetry might borrow strategies and approaches from postmodernism and its off-shoots, depending on the poet and their interests, but the ecopoetic space is not a postmodern space. An ecopoem might play with slippages, but the play will lead to further connections.

Ecopoetry does share a space with science. One of the concerns of ecopoetry is non-human nature (it shares this concern with the critical apparatus it borrows from, ecocriticism). It certainly shares that concern with most of the world’s history of poetry: How can we connect with non-human nature that seems so much more, so much larger than ourselves? How can we understand it? One way is to l…