Ana içeriğe atla

Work the Room feat."Kan Değil Süt"







"work the room" starts in istanbul
Work the Room is an open end process project where the roles of the determining factors of contemporary art production -artist, audience, space and curator- become subject to change, to be played on and to be problematized. Upon the invitation from the curator Övül Durmuşoğlu, Muruvvet Turkyilmaz (Istanbul) and Marijn van Kreij (Amsterdam) come together in GON comic book store -on Yeni Çarşı Street descending from Galatasaray Square- to work together with the shop's living and working conditions. The two artists working on inscription and writing as a personal and collective performance territory will investigate the circumstances of producing together with the curator, the audience and the space during Work the Room. And Övül Durmuşoğlu will break in the flux of ongoing production through not only putting different obstructions, objects and comments but also inviting surprise guests.

The production of contemporary art projects generally focus on the result. During Work the Room process -which will develop in the area where viewing and producing cross each other- the activities of the artists and the curator will be recorded. The records updated on http:// worktheroomproject.blogspot.com will be transformed into a publication afterwards.



The first participant invited by Durmusoglu to intervene in the project is the curator Adnan Yıldız (Berlin/Istanbul). Yıldız will be reading the fairytale of Keloğlan through the approach of oral history leaking into the everyday politics, accompanied by turkish breakfast at 10:30 on 4th September.


For further inquiries:

worktheroomproject@gmail.com


Address:

GON


Yeni Çarşı Caddesi No:34/A

Galatasaray

Telephone: +90 212 2459820

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)



YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…