Ana içeriğe atla

S.S.S.S.










Kpss sınavına giren insanlar hayatlarından bezmiş olarak dışarı çıkıyorlar ,bense girmedim neden gireyim hiç gücüm yok öyle kapıda bekliyorum.Kafamın içindeki toplayıp denetleyemeyen benim ne haddime.Bana göre yaşlanmak böyle bir şey, hiçbirşeyi tutamamak gibi herşey akacak sizse öyle bakıvereceksiniz giden geminin arkasından.

Kpss gine kazık sorular sormuş hemde komik,arkadaşlarım sürekli giriyorlar "girdiriyorlar" ne yapsınlar Hayat ani, Dünya fani, kpss sana bir girsek çok mu yani??? diye manide yapmışlar,ama burda biz mani yada mazi olmayalım,hayat bu kaderden demir pençe her an herşey olabilir.

Ani çoçuk ölümlerimleriyle ilgili haberlerden sonra içim dışıma çıktı,zaten hergün gördüğüm önünden geçmeye korktuğum bir yer bildiğim,tepecik gerçekliğinde herşeyi bende nefret uyandırıyor.


Benim bilinçaltımda ise farklı ssk,tepecik. Nöroloji servisinde dedemi kaybettiğimde refakatçi olarak nelere tanık oldum,neler neler.Acı anlatılmaz!!anlatılamaz!! Tüm büyük acılar dilsizdir zaten konuşursan saçma bir şeye dönüşürsün. İnsan hayatının ne kadar ucuz olduğunu orada anladım ve sevdiğini kaybetmenin acısını da yalnız çekenler bilir.zaten bir belge kadar değerin var bir zaman kendini sadece nüfüs cüzdanı taşıyan insan olarak nitelendirebiliyor insan.Bitmeyen kuyruklar,içi dışına çıkmış çarşaflar yanmayan dahili ve harici acil servis lambaları içimde hiç bitmeyen kriz sirenleri.Pamuk,su,süt meyva suları ortak concept S.S.K realıty, o koridorlarda bazen "Bosh" un resimleri denk gelivermiyormu x kere çıldırtıcı..

Tyler Durden den alıntı burada "Acımı görmek istiyorsun ozaman SSK ye git"!!!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutsuz Boşluk

SANATORIUM, 9 Şubat – 10 Mart 2018 tarihleri arasında Mehmet Dere’nin kavramsal çerçevesini ürettiği ve sanatçı olarak dahil olduğu, Yunus Emre Erdoğan,İsmail Şimşek Nezaket Ekici’nin çalışmalarından oluşan “Umutsuz Boşluk” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Sergi ilhamını Dücane Cündioğlu’nun Umutsuz Boşluk adlı makalesinden almaktadır. Cündioğlu ‘Umutsuz boşluk’ adlı makalesinde, Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı ‘Revolutionary Road’ adlı filminden yola çıkarak bir çiftin içine saplandıkları; ruhani açmaz olarak tarif edilmeye çalışılan “umutsuz boşluğu” deli karakteri üzerinden tartışmaya açmaktadır.
Umutsuz Boşluk isimli sergi başlığı; kötümser bir ruh halini vurgulamasının aksine gücünü umuttan almakta. Bu umut sanatçının credosu (amentüsü) anlamında vurgulanan umutsuzlukla yüzleşme yeteneğidir. Denebilir ki sanatçılar bir anlamda bu kavrayışı ortaya koyarlar. Sanatçı “boşluğu” dönüştürememeyi, bunaltıyı, çöküşü ya da tam tersi olarak bunun ifade edilemezliğini dillendirendi…

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto





By James Engelhardt







Ecopoetry is connection.

It’s a way to engage the world by and through language. This poetry might be wary of language, but at its core believes that language is an evolved ability that comes from our bodies, that is close to the core of who we are in the world. Ecopoetry might borrow strategies and approaches from postmodernism and its off-shoots, depending on the poet and their interests, but the ecopoetic space is not a postmodern space. An ecopoem might play with slippages, but the play will lead to further connections.

Ecopoetry does share a space with science. One of the concerns of ecopoetry is non-human nature (it shares this concern with the critical apparatus it borrows from, ecocriticism). It certainly shares that concern with most of the world’s history of poetry: How can we connect with non-human nature that seems so much more, so much larger than ourselves? How can we understand it? One way is to l…