Ana içeriğe atla

Gözyaşı hafif ,kendinden bulmalar,bazen de doğrudan yoldan sapmalar arasında ilerliyorum.Bazen ışık kayboluyor ve saçma maddiliğe hatta bazen saçma maddiliğe gömülüyor.Yolu bulması gereken sensin,Yolu bulması gereken sensin,Yolu bulması gereken sensin.İçimde tekrarlarım var.Hiçbir şey hazır bir yön olarak karşınıza çıkmaz.İnsanın susması nasıl da bir durum haline geliyor?İnsan galiba korumaya ve dönüştürmeye çalışıyor kendini,bir süre sonra korumayı bırakıyor ama bunu da ne yazık ki çok az kişi yapabiliyor.silinen dünyada içe dönük stratejiler bitiyor.....vs vs hepsi üst üstüne geliyor ve kapanıyor kapı
Her şeyin söylendiği,her şeyin bilindiği ve her şeyi söylemenin bir anlamı olmadığı bir zamanda insanlar kendilerinden kurtulmak için zaman harcıyorlar.Herşey yazılıma dönüşüyor,mimikler,benzeşimler üzerinden kuruluyor o iletişimi kurabiliyorsan anlam kazanıyorsun.
Bazen bende insan olmaktan sıkılıyorum.insan biricik olan varlığını sıkıntıyla keşfediyor,ya da ona belki bu yolla geçerlilik atfediyor.

Pencereyi aç ve nerede yaşadığımı göster diye bağırıyor içteki ses
08.11.2005

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)



YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…