Ana içeriğe atla

Maquıse Project yeni bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 'Üç Oda, Bir yabancı' adlı sergi, Mezula Dragonetti , Mehmet Dere ve Nur Muşkara’nın işlerini misafir ediyor. Bu sergi  sanatçılar açısından  kişisel ruhsal hafızaları ile  sanatsal üretim plastikleri arasında kurdukları inanç ve hissettikleri zaman arasındaki çelişkilere odaklanmaktadır. Sanatçılar kendi dünyalarına ait anıları nesneleştirerek  belgelemekle kalmayıp  izleyici açısından görünenin ötesindeki  sıradan olanın  arasında saklı  bulunan kişisel problemleri ortaya koymaktadırlar.Sergi nin başlığındaki yabancı kavramı sergideki yer alan sanatçılara ve işlere üstü kapalı bir gönderme taşır. Yabancı olmak, insan olmak; kendi kendine yabancı olmaktır. Tam anlamıyla başka biriymişçesine  durmaksızın kendi kendinle tanışmaktadır. Yabancı der Edmond jabes, seni yabancıya dönüştürerek, kendin olmanı sağlayan kişidir.

Maquis Projects is hosting 'Üç Oda, Bir Yabancı'; a new exhibition of works by Mezula Dragonetti, Mehmet Dere and Nur Muşkara. The exhibition focuses on the contradictions between the artists’ individual spiritual memories, their particular modes of artistic production and the moment of creativity in which their emotional life is embedded. The artists not only objectify and document their own memories, but also expose the personal issues hidden in the everyday beyond what is visible to the viewer.The word “stranger (yabancı)” in the title is an implicit reference to the artists and the artwork in the exhibition. To be a stranger, to be a human being is to be a stranger to yourself; meeting yourself continuously as someone else. The stranger, in Edmond Jabe’s words, is what makes you who you are by transforming you into a stranger.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

(A fair amount of nothing)