Ana içeriğe atla

Herşey ya da Hiçbirşey


Mehmet Dere işlerinde kendi ifadesiyle “görünmez hikayeleri” toplamayı sever. Dere için bir bütün genellikle küçük parçalardan oluşan bir zamanda yolculuktur. Dere gerçeklikle olan hesaplaşmasında ve gerçekliği üretme noktasında bu yönüyle işlerini sürekli besler. Dere’nin Herşey ya da Hiçbirşey işi aidiyet olarak “içinde doğulan toprak”, “vatan”, “yurt” gibi kavramların müennes dünyasıyla bizi birleştirir ve geriye sadece birbirimize attığımız taşlar kalır. 

Mehmet Dere 1979 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü’nden mezun oldu. Eserleri, Istanbul’da Santral Istanbul ve Rampa’da, ve Izmir’de Tütün Deposu’nda sergilerde, Port İzmir 2 Uluslararası Çağdaş Sanat Trienali’nde, ve Rotterdam’da Ong Keng Sen küratörlüğünde “I am Here, The Time is Now” sergisinde yer almıştır. “27. Günümüz Sanatçıları Sergisi”, Akbank Sanat Beyoğlu’nda özel ödüle layık görülmüştür. Mehmet Dere çalışmalarını; İzmir ve İstanbul’da sürdürmektedir.

In his work, Mehmet Dere likes to collect what he calls “invisible stories”. For Dere, the whole is usually a journey in time formed of small fragments. This is how Dere continually nourishes his work, both in coming to terms with reality, and in the act of constructing reality. Dere’s "Everything or Nothing" brings us closer to the feminine world of concepts such as “birthplace”, “native soil”, “homeland”, “motherland”; and all that is left are the stones we’ve chosen to throw at each other.

Mehmet Dere was born in 1979 in İzmir. He graduated from Dokuz Eylül University Faculty of Fine Arts, Department of Painting. His work has been exhibited at Rampa, in Istanbul; Tütün Deposu, in Izmir; Port Izmir 2 International Contemporary Art Triennial; at Santralistanbul during the 10th Istabul Biennial; at the exhibition, “I am Here, The Time is Now”, curated by Ong Keng Sen in Rotterdam in 2008; and received awards at the 27th Contemporary Artists Exhibition at Akbank Sanat Beyoğlu, in Istanbul. Mehmet Dere continues his work in İzmir and İstanbul.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)



YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…