Ana içeriğe atla

HEAVEN&HELL




15.11.2010

The lower road on the small avenue seemed to meet a line, with a lengthy beginning, between Iran and Caldiran. The stacking of the cigarettes upon one another appeared to turn these packets into towers. I don't know what seduced me then, but maybe it was 'something/a sign' that I hid inside myself 'unkowing/aware' that it would turn into something else. Life has a death-like symbolism of its own, it makes itself seen through its skill of turning us into a 'thing' which it sticks in its pocket to take out whenever necessary. Life presented this to me as one on the dull, gleaming, mocking, unimposing surfaces of the cigarette towers. One was multitude, and the same was different.


(KAPITAL&PRESTIGE)




18/01/2011 ISTANBUL


I was by myself that day in a friend's studio. I lit the furnace and stretched out. A while later, I got bored and and picked a book from the shelf. What I came up with was a catalogue of Warhol. I remember staring at a page while browsing, and returning to it again and again. Something happened inside me that I couldn't grasp. Perhaps in my eyes, it had the power of prophecy. Had I suddenly entered the world of Warhol? Without knowing what was happening, I had discovered the eternity that was transient in his world, just for once...Heaven and Hell were only a breath away...I was to recreate the work, and this I did with the life I was within, and the ever-changing visions of my life...love from Chirico..

(HEAVEN&HELL)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)