Ana içeriğe atla

Deadpan Exchange V: Skopje



Deadpan Exchange V: Skopje

Organized by Heidi Hove (DK) and Jonn Herschend (US)

Cultural Center CK, Bul. Ilinden 38 1000 Skopje, Macedonia

Featuring the work of Elcin Ekinci (TR), Esra Okyay (TR), Fatma Ciftci (TR), Mehmet Dere (TR), Nejat Sati (TR), Nur Muskara (TR) & Suat Ogut (TR).

Coordinated by Gokce Suvari (TR)

Opening: Friday October 15, 2010 at 20:30h
Presentation of the Deadpan Exchange series: Saturday October 16, 2010 at 20:30h
Exhibition is open from October 16 – 30, 2010
Monday – Saturday, 11 – 19h

The work presented by the seven TR based artists is the fifth part in a series of international deadpan exchanges, which began in Denmark and Berlin in the summer of 2007. In each of the shows, the artists are actively involved in a give-and-take of deadpan communication… a sort of classic comedy exchange. The work exhibited here at Cultural Center CK by the seven Turkish artists is a reaction to the work of the seven US based artists, who exhibited in Izmir at K2 Contemporary Art Center in April of 2009 for Deadpan Exchange III.


Deadpan is a form of comic delivery in which humor is presented without a change in emotion or facial expression, usually speaking in a monotonous manner. This puts the burden of interpretation on the viewer. Is the scene comedy or tragedy?

From an art historical standpoint, the shows take their cure from the deadpan strategies employed by artists in the early 1970’s throughout much of the world: Yoko Ono, Martha Rosler, Bas Jan Ader, Vito Acconci, Gordon Matta Clark, Lygia Clark and Hélio Oiticica… to name a few. Their works were a formal rejection of the institutions, the world of “Modern Art,” in favor of a more democratic interaction with the work. In many cases, the work–which often boarded on the absurd or tragic–was delivered with a complete straight face, forcing the viewer to decide how they felt about the work.

The Deadpan Exchange Series is probing this ground in a global way. What happens if you start a joke in one country and respond to it in another? Is there an international deadpan language? Is deadpan universal? From a political standpoint, the organizers are concerned with the way the world is becoming increasingly black and white without any room for something gray and muddled. It is important to offer work that actively challenges the viewer to interpret the work for him or herself. And the Deadpan aesthetic offers a way to both engage and challenge the viewer at the same time. The organizers are also interested in bringing a diverse group of artists together from different places throughout the world and starting a dialogue that might not take place outside of formal institutions.

At the end of Deadpan Exchange V, seven Macedonian artists will create reactions to the works of the seven Turkish artists, and these reactions will be exhibited in another country (the location of which is still being determined). There will be 1 more exchange and then a final exhibition in Copenhagen with all the artists’ works in 2012.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)



YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…