Ana içeriğe atla

BALKANOLOGY


BALKANOLOGY
New Architecture and Urban Phenomena in South Eastern Europe

In the western Balkans, the collapse of the socialist economic system in Yugoslavia and Albania has given rise to extensive informal building activity that represents a new form of urbanisation. The question is: how far do such urban transformations indicate patterns of future development for European cities in general? The exhibition uses examples from projects in Belgrade, Zagreb, Kotor, Prishtina and Tirana to illustrate the way architects, artists, urbanists and activists are dealing with these rapid new transformation processes. The outstanding yet hardly known buildings of socialist modernism in Yugoslavia are compared and contrasted with contemporary architecture.

BALKANOLOGY opens a new field of architectural discourse in Switzerland — the little-known architecture of the post-socialist period and the result of unregulated, uncontrolled urban planning in the countries of South Eastern Europe. The exhibition focuses on the impact of recent socio-political changes on architecture and urban planning.

The situation in South Eastern Europe is prototypical for urban development in transitional and post-conflict situations, from Prishtina to Belgrade, where weak or missing institutional structures make it impossible to achieve the regulation of construction processes. The wild, volatile spread of informal building structures is the aftermath of the kind of urban crisis that follows social upheavals or wars. At the same time, independently of regional particularities, these urban developments display a new kind of urban form that is quite different from informal settlements in countries outside Europe. Their specific forms result from a new intermeshing of spaces through visual worlds communicated by the media, migratory movements and cash flows.

BALKANOLOGY brings together leading architects and urban planners from South Eastern Europe and shows their approaches to these fundamental urban transformations. The exhibition will show the cultural, social and political dimensions of the urban phenomena of the region. The key question here is to what extent unregulated, informal urbanism develops new typologies and urban forms, and how these forms could also emerge under the banner of neo-liberal de-urbanisation in the rest of Europe.

The exhibition presents research projects and concrete interventions, architectural analyses and planning strategies. BALKANOLOGY deliberately avoids trying to achieve a picture of urban development that would be valid for the whole region. Instead, it uses selected examples from different locations to highlight specific local influences on architecture and urban construction, thus critically examining the potentialities for a re-qualification in urban planning.

The term Balkans is generally synonymous with South Eastern Europe, a region with varying geographical definitions. This vague term for the area is a 19th-century invention. In the European, or Western European imaginary, the word Balkan stands for ambiguity, hybridity, or a state of transition; it is a concept that can be used positively or negatively. BALKANOLOGY goes beyond the clichés to draw a differentiated picture of urban development in the region and the forces that determine it.


EXHIBITION PARTICIPANTS
Vladimir Kulić & Maroje Mrduljaš (co-curators); Platforma 9,81, Zagreb; Co-PLAN, Tirana; EXPEDITIO, Kotor; Archis Interventions, Prishtina; Katherine Carl & Srdjan Jovanović Weiss, Novi Sad / Philadelphia; Dubravka Sekulić & Ivan Kucina, Belgrad amongst others.


SYMPOSIUM
"From Belgrade to Istanbul: Illegal Construction and its Impact on Urban Development"
in cooperation with the Festival „Culturescapes 2008 - Turkey“ (www.culturescapes.ch)

Saturday, November 1, 2008
10:30am - 4:30pm, Theater Basel

with Orhan Esen, Urbanist (Istanbul), Dritan Shutina, Co-PLAN (Tirana), Vedran Mimica, Berlage Institute (Rotterdam), Kai Vöckler, Curator S AM (Berlin), Milica Topalovic, ETH Zürich/Studio Basel (Basel), Dietmar Steiner, Az W Architekturzentrum Wien (Wien) & Filmscreening „X Daireler / X Wohnungen“ (Tarlabaşı 2008)

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)



YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…