Ana içeriğe atla

DEATH RACE 2008

Bir kaç gündür izlediğim türkiyenin panoramik gerçekliğinden yansıyan haberleri görmekten içim dışım kıçım bir ters hal aldı.İnsanı yorumsuz bırakan gerçekler vardır "ötesi yoktur" aşılması ve anlatılması imkansız bir durumdur ve bu da bir dumurdur

.kanalı zaplıyorum bir görüntü adamın birine öldü muamelesi yapılıyor üstü örtülüyor bunu yapan insanlar bürokrasinin hızıyla bu işi yapıyorlar bir ölünün üstüne örtmek kaç dakika sürerki,bir hayatın bittiğini duyumsamak?sonra o adam ölmemiş hayata döndürülmeye çalışan bir biçareye dönüyor ikinci karede.
bu nasıl bir durum.
şiddet gerçekten zeki insanların doğru yerlerde olmamalarının sonucumu bizi bu hallerde mi yakalıyor? diye soruyorum kendime.Doğal gaz fiyatlarından dolayı sobadan zehirlenen insanların haline ne demeli?Hele polis kılığında salon basan bu tiplerin bu hayatta ne işleri var?
Gebersinler!!
Sürekli olarak yankılan mazaret polislerin kimliklerini neden sormadıklarıymış,esas cevap bir polisin "gerçek" bir polis bile olsa bir sivile bu şiddeti gösteremeyeceği olmalıydı.Tırnak içinde gizil korku dogru tavır almak tan korkan insanların yaşadığı bir toplumda anlaşılmak isteği krizin kendisi değilmi?

incelik ve içten bir iyi niyet tüm herşeyi unutmak için çabalayabileceğimiz bir masumiyeti geri getirebilir,ama şu sıralar bundan çok çok çok çok uzağız

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Illustration by Maurice Sendak from Open House for Butterflies by Ruth Krauss
..Jameson writes that in our “contemporary world system,” the image has been
replaced by the simulacrum, and reality by the pseudoevent. In terms of culture, we have lost the “critical distance” that modernism presumed—we no longer have “the possibility of the positioning of the cultural act outside the massive Being of capital.” “Aesthetic production today has become integrated into commodity production generally.” In Warhol’s Factory, aesthetic production became commodity production. The Factory was rather like the pre-automated factories of his hometown Pittsburgh—Caroline Jones refers to it as a “pre-Taylorized collective.”..

Umutsuz Boşluk

SANATORIUM, 9 Şubat – 10 Mart 2018 tarihleri arasında Mehmet Dere’nin kavramsal çerçevesini ürettiği ve sanatçı olarak dahil olduğu, Yunus Emre Erdoğan,İsmail Şimşek Nezaket Ekici’nin çalışmalarından oluşan “Umutsuz Boşluk” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Sergi ilhamını Dücane Cündioğlu’nun Umutsuz Boşluk adlı makalesinden almaktadır. Cündioğlu ‘Umutsuz boşluk’ adlı makalesinde, Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı ‘Revolutionary Road’ adlı filminden yola çıkarak bir çiftin içine saplandıkları; ruhani açmaz olarak tarif edilmeye çalışılan “umutsuz boşluğu” deli karakteri üzerinden tartışmaya açmaktadır.
Umutsuz Boşluk isimli sergi başlığı; kötümser bir ruh halini vurgulamasının aksine gücünü umuttan almakta. Bu umut sanatçının credosu (amentüsü) anlamında vurgulanan umutsuzlukla yüzleşme yeteneğidir. Denebilir ki sanatçılar bir anlamda bu kavrayışı ortaya koyarlar. Sanatçı “boşluğu” dönüştürememeyi, bunaltıyı, çöküşü ya da tam tersi olarak bunun ifade edilemezliğini dillendirendi…