Ana içeriğe atla
off the record-kayıtdışı
OFF THE RECORD / KAYITDIŞI
10 Eylül 2007-30 Kasım 2007
ÇETİN EMEÇ SANAT GALERİSİ
İZMİR

PORT '07 İZMİR
Parallel Event

A pilot study: OFF THE RECORD / Bir pilot çalışma: KAYITDIŞI

Katılımcı Sanatçılar / Participant Artists: Aslı Çavuşoğlu (featuring Mehmet Dere) / Cevdet Erek / Emre Hüner / Selim Birsel ve BFB Archieve (Büyük Aile Şirketi Arşivi)*

Küratör / Curator: Adnan Yıldız

“Bir pilot çalışma: KAYITDIŞI” yaşadığımız zamanın ve üretilen gerçekliklerin tanımlanmasında kilit rollere sahip bilgi ve kayıt teknolojilerini incelemek üzere tasarlanan bir araştırmanın ilk sunum sergisi. Var olan referanslardan ve tartışmalardan farklı yönde gelişecek yeni soruların ve bağlamların mümkün olduğuna inanarak yola çıkan sanatçılar, kendi pratikleri; kendi belgeleme ve arşivcilik alışkanlıkları ile ürettikleri işlerle ortak bir platform açıyorlar. Belge diliyle sunum dili arasındaki farklara ve bu süreçlerde yaratılan gerçeklik sapmalarına odaklanan sergi, BFB’ı (www.bigfamilybusiness.net ), İzmir Milli Kütüphanesi’ni ve Kent Müzesi’ni bir referans olarak alarak, kendine dahil ediyor.


“A pilot study: OFF THE RECORD” is the first presentation exhibit of the research that is designed for investigating the information and recording technologies which have very key roles in order to define our time and the realities -produced. Artists -who believe that new questions and contexts that can develop in a different direction from those current ones are posible- are opening a common platform with the works that are produced by their own documention and arhieve habits. Focusing on the differences between the documantal language and the language of presentation; moreover the distorted realities that are created in the process, the exhibition is referring to BFB (www.bigfamilybusiness.net), İzmir National Library and City Museum, and it is including them into itself.

* İzmir Milli Kütüphanesi ve Kent Müzesi ortakla çalışması / Collaboration with İzmir National Library and City Museum

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutsuz Boşluk

SANATORIUM, 9 Şubat – 10 Mart 2018 tarihleri arasında Mehmet Dere’nin kavramsal çerçevesini ürettiği ve sanatçı olarak dahil olduğu, Yunus Emre Erdoğan,İsmail Şimşek Nezaket Ekici’nin çalışmalarından oluşan “Umutsuz Boşluk” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Sergi ilhamını Dücane Cündioğlu’nun Umutsuz Boşluk adlı makalesinden almaktadır. Cündioğlu ‘Umutsuz boşluk’ adlı makalesinde, Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı ‘Revolutionary Road’ adlı filminden yola çıkarak bir çiftin içine saplandıkları; ruhani açmaz olarak tarif edilmeye çalışılan “umutsuz boşluğu” deli karakteri üzerinden tartışmaya açmaktadır.
Umutsuz Boşluk isimli sergi başlığı; kötümser bir ruh halini vurgulamasının aksine gücünü umuttan almakta. Bu umut sanatçının credosu (amentüsü) anlamında vurgulanan umutsuzlukla yüzleşme yeteneğidir. Denebilir ki sanatçılar bir anlamda bu kavrayışı ortaya koyarlar. Sanatçı “boşluğu” dönüştürememeyi, bunaltıyı, çöküşü ya da tam tersi olarak bunun ifade edilemezliğini dillendirendi…

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto





By James Engelhardt







Ecopoetry is connection.

It’s a way to engage the world by and through language. This poetry might be wary of language, but at its core believes that language is an evolved ability that comes from our bodies, that is close to the core of who we are in the world. Ecopoetry might borrow strategies and approaches from postmodernism and its off-shoots, depending on the poet and their interests, but the ecopoetic space is not a postmodern space. An ecopoem might play with slippages, but the play will lead to further connections.

Ecopoetry does share a space with science. One of the concerns of ecopoetry is non-human nature (it shares this concern with the critical apparatus it borrows from, ecocriticism). It certainly shares that concern with most of the world’s history of poetry: How can we connect with non-human nature that seems so much more, so much larger than ourselves? How can we understand it? One way is to l…