Ana içeriğe atla

ENDLESS POSSİBİLİTİES


10 JANUARY/OCAK-25 FEBRUARY/SUBAT 2007
KASA GALERi / KARAKÖYmarcel van eeden / gökcen cabadan / EPPR (endless possibilities project room)
curator: adnan yildiz
opening / artist talk: 10.01. 2007 / 18:00-21:00Is 'painterly' image, as an element of design, fashion or advertising, still a painting? What makes a painting an artwork? Is what the painter resists for a territorial orgasm or is it an orgasmic territory? We know that big curatorial statements about Painting (Capital!) -with grandiose shows and speculative predictions- does not survive anymore. But painting does. We do not need big overestimations but every possibility of fresh look. Today, anything that does not transform itself into something virtual/digital can not survive. And painting keeps its tradition(s) during its transformation(s). " endles possibilities" is an exercise that is inviting the spectator to RE-look at the works, in the age of Photoshop (digital software), blog(ger)s, websites, digital museums/archives. And, the question is now: "how does/will painting survive?" Tasarım, moda veya reklamcılığın bir ögesi olarak kullanılan 'resimsel' imge hala bir resim olarak kabul edilebilir mi? Bir resmi ne sanat eseri yapar? …. Biliyoruz ki Resim (büyük harfle!) üzerine, devasa sergiler ve spekülatif öngörüler/tahminler eşliğinde yapılan bütün o küratoryel beyanatlar hiç de uzun ömürlü olmuyor. Ama resim yaşıyor. İhtiyaç duyduğumuz şey abartılar değil zinde bir bakışı içeren her tür olasılık. Bugün resim yapanlarin direnme noktasi belli bir alana ozgu bir orgazm hissi yaratmak mi, yoksa orgazmik bir alan yaratmak mi? Günümüzde, kendini sanal/dijital forma dönüştüremeyen hiç bir şey hayatta kalamıyor. Resimse dönüşümleri esnasında geleneklerini koruyor. 'sınırsız olasılıklar' izleyiciyi Photoshop (dijital yazılım), blog/cu/lar, web siteleri ve dijital müzeler/arşivler çağında, bu işlere tekrar bakmaya davet eden bir alıştırma. Ve soruları da şunlar: 'resim hayatta kalacak mi? öyleyse nasıl?'
Program \n(Place / Yer: Kasa Galeri)\n \n10 January / Ocak 2006 opening / acilis \n \n17:30 press meeting and exhibition tour / basin toplantisi ve sergi turu \n18:30 artist talk with marcel van eeden and gokcen cabadan / marcel van eeden ve gokcen cabadan ile sanatci konusmasi \n19:30-21:00 party \n \n21:00- a tour around Istanbul nite life till morning lights :) / sabaha kadar istanbul \n \n13 January / Ocak 2006 painting studio / resim atölyesi \n \n15:00 ovul durmusoglu and gokcen cabadan \n16:15 esther lu "endless images or possible medium" / sonsuz görüntüler ya da olasi medyum\n17: 30 kamil senol politics of painting / resim politikalari \n \ndinner at Saki / Saki`de yemek \n-- adnan yıldız www.theflamingoandtheboy.blogspot.comSKYPE: theflamingoandtheboy\n2. e-mail: adnany@su.sabanciuniv.edu ",1]
);
//-->
Program
(Place / Yer: Kasa Galeri)

10 January / Ocak 2006 opening / acilis

17:30 press meeting and exhibition tour / basin toplantisi ve sergi turu
18:30 artist talk with marcel van eeden and gokcen cabadan / marcel van eeden ve gokcen cabadan ile sanatci konusmasi
19:30-21:00 party

21:00- a tour around Istanbul nite life till morning lights :) / sabaha kadar istanbul

13 January / Ocak 2006 painting studio / resim atölyesi

15:00 ovul durmusoglu and gokcen cabadan
16:15 esther lu "endless images or possible medium" / sonsuz görüntüler ya da olasi medyum
17: 30 kamil senol politics of painting / resim politikalari

dinner at Saki / Saki`de yemek

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Umutsuz Boşluk

SANATORIUM, 9 Şubat – 10 Mart 2018 tarihleri arasında Mehmet Dere’nin kavramsal çerçevesini ürettiği ve sanatçı olarak dahil olduğu, Yunus Emre Erdoğan,İsmail Şimşek Nezaket Ekici’nin çalışmalarından oluşan “Umutsuz Boşluk” adlı sergiye ev sahipliği yapıyor.
Sergi ilhamını Dücane Cündioğlu’nun Umutsuz Boşluk adlı makalesinden almaktadır. Cündioğlu ‘Umutsuz boşluk’ adlı makalesinde, Sam Mendes’in yönetmenliğini yaptığı ‘Revolutionary Road’ adlı filminden yola çıkarak bir çiftin içine saplandıkları; ruhani açmaz olarak tarif edilmeye çalışılan “umutsuz boşluğu” deli karakteri üzerinden tartışmaya açmaktadır.
Umutsuz Boşluk isimli sergi başlığı; kötümser bir ruh halini vurgulamasının aksine gücünü umuttan almakta. Bu umut sanatçının credosu (amentüsü) anlamında vurgulanan umutsuzlukla yüzleşme yeteneğidir. Denebilir ki sanatçılar bir anlamda bu kavrayışı ortaya koyarlar. Sanatçı “boşluğu” dönüştürememeyi, bunaltıyı, çöküşü ya da tam tersi olarak bunun ifade edilemezliğini dillendirendi…

YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto

The Language Habitat: an Ecopoetry Manifesto





By James Engelhardt







Ecopoetry is connection.

It’s a way to engage the world by and through language. This poetry might be wary of language, but at its core believes that language is an evolved ability that comes from our bodies, that is close to the core of who we are in the world. Ecopoetry might borrow strategies and approaches from postmodernism and its off-shoots, depending on the poet and their interests, but the ecopoetic space is not a postmodern space. An ecopoem might play with slippages, but the play will lead to further connections.

Ecopoetry does share a space with science. One of the concerns of ecopoetry is non-human nature (it shares this concern with the critical apparatus it borrows from, ecocriticism). It certainly shares that concern with most of the world’s history of poetry: How can we connect with non-human nature that seems so much more, so much larger than ourselves? How can we understand it? One way is to l…