Ana içeriğe atla

Kendim ve İşlerim hakkında


…Bence insan kendi hayatını da,başkalarının hayatını da merak etmeli.Bence yapabileceği,yapması gereken bazı şeyler var.Her şeyden önce,insan olan bitenden dolayı başkalarını suçlamamalı,her zaman sorumluluğu kendi üzerine almalı.Bunu genel olarak söylüyorum.Dünya başını almış gidiyor,sende bu dünyanın içindesin.Bu durumda dünyanın nereye doğru gittiğini bulması gereken sensin.Başkaları ayağının altına halı serip hazırlasın diye bekleyemezsin.Bu söylediğim şey kulağa aptalca gibi geliyor ama önemli.Dış dünya ile daha barışık olmanı sağlıyor bir anlamda.Diğer insanların yaptıklarına saygı gösteriyor ve onlarında büyük çoğunlukla olup biteni anlamaya çalışan,biçareler olduğunu fark ediyorsun.Bu bir tür budist merhamet hali geliştirmeye benziyor..Tabi her şeyin sonu var bu biliniyor ama bu kendi başına bir son değil.Ben yapabileceğim ne varsa yapmam gerektiğine inanırım.Tüm yaptıkların,nasıl desem,büyük ölçüde geçicidir,içinde yaşadığınız zamana bağlıdır…Ben bu geçiciliği derinden hissediyorum,bir şeyler yapmaya çalışıyorum,başarılı olmaya değil.Elimden geldiğince eğlenmeye, elimden geldiğince hayatta kalmaya çalışıyorum, ama hayatta kalmak ve eğlenmek için de elden geldiğince duyumsamak gerekir,duyumsamak içinde bilmek.Gerçekte hayattan çok şey çaldığımı yada topladığımı düşünüyorum.Ama bunlardan nasıl kurtulacağımı bilmiyorum.Yaptığım şeyler sonuçta yararsız şeyler.Onları topladığım anlar zamanı durdurabilmek,bu geçicilik duygusuna set çekebilmek için ilginç tabii.Ancak bu keşif anı geçtikten sonra ilginç olmaktan çıkıyor..

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

YAR BANA RANCİERE GECELER

RANCİERE ; DUYULURUN  PAYLAŞIMIBAĞLAMINDA ESTETİK  VE  SİYASET  MEHMET  DERE

Jacques Rancière (d. 1940) Fransız düşünür Paris-VIII (St. Denis) Üniversitesi'nden felsefe profesörü iken emekli olmuş ,ve 1960’lı yıllarda Marksist düşünür Louis Althusser ile beraber yazdığı Kapital'i Okumak ile bilinir –tanınır hale gelmiştir.

Bu deneme yazısı içerik olarak J. Ranciere’in sanat ve politika arasında kurduğu sanatsal tarihsel ilişki bağlamının yanı sıra ,estetik-politika ilişkisi çerçevesinde sanata dair görüşlerinin tartışılmasını amaçlamaktadır. Rancière, “politika”nın ve “sanat”ın işleyiş ilkelerini, kendi tabiriyle söylersek “duyulur olanı yeniden şekillendirmek” (distribution of the sensible) olarak tanımlayarak, ikisinin birbirinden ayrı ve birbirine temas etmeyen iki gerçeklik olduğu düşüncesini alt üst etmektedir.

Ranciere tarafından 'duyulur olanın paylaşımı' nosyonu, duyumsanır ya da algılanır olanın, yani duyular alanının bir safiyet ve doğrudanlık içermediğini, tam t…

Sessizliği Aramak (Part I)

Bu deneme yazısı bir çok sanatsal problematiğin iç içe geçtiği bir alanda var olmaktır. Bu anlamda bir deneme olarak Türkiye’de Çağdaş Sanat adı altına üretilen eserlerin içindeki zaman ve toplumlailgili gerçekliklerini semptomatik bir okuma-anlama girişimidir. Bir sanatçı olarak bunu yapmamın sebebi nedenini bilmediğim bir erteleyişi bozma amacını taşıyor. Duyulur olanın görünür kılınması.
Bu eleştiriyi görünür kılması gerekenin bir sanat eleştirmeni ya da küratör olmasıbeklenirdi. Benim kişisel gözlemim artık bu mümkün değil, çünkü çağdaş sanat sistemi kültürel üretimin rekabete dayalı bir sisteminden ekonomik olarak karşılıklı bağımlı bir sisteme dönüşerek kendini tıkadı. Kültürel sermaye anlamında sanatsal üretime atfedilen bir dışarısı boşluk-mesafe kalmadı. Sanatçılar, sanat simsarları, galeriler, sanat dergileri ,müzayede evleri ,sanat fuarları ,müzeler, bienaller artık karşılıklı rekabete dayanan bir sistemden, artık birbirine bağımlı işleyen bir sistemin içinde. Türkiye Çağdaş…

Sessizliği Aramak (Part II)

                  (A fair amount of nothing)