27.11.07
25.11.07
m.d is açıların çoçuğu
Yıllar yılı dert yolunda,
Ne ilk ne de sonuncuyum
Kahrediyor hayat beni
Ben açılar çocuğuyum
Söylemiyor kimse derman
Öyle zor ki mutlu olmak
Yüreğimde büyük ferman
Açıların çocuğuyum
Ben açılar çocuğuyum
Çekip gitti sevilenler
Gariplerdir yenilenler
Dünya sizin sevmeyenler
Açıların çucuğuyum
Ben açılar çocuğuyum
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Pazar, Kasım 25, 2007
0
yorum
20.11.07
19.11.07
FIRSAT KÖŞESİ
Önce süperstardın,şimdi megastarsın
Meydan seni at senin hem kral hem sultan sın
O da senin gibi sende onlar gibisin
her şey tıpatıp aynı tıpkı ustan gibisin*
sana bu rol yapmayı miras kaldı ustandan
kim ölmüşki yalandan
Bütün arzun dileğin yükseldikçe yükselmek
tek düşüncen başarı,tek korkunsa yenilmek
o da senin gibi sende onlar gibisin
her şey tıpatıp aynı tıpkı ustan gibisin
At at kuşlarda yesin
Kim ölmüşki yalandan
(Müslüm Gürses)
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Pazartesi, Kasım 19, 2007
0
yorum
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Pazartesi, Kasım 19, 2007
0
yorum
17.11.07
..Ve yanıt benim
Bir damla yeşil
Bir damla kan
Saklanılacak can sıkıntısı
Ve bir çok köşe
İçini dışarı çıkartan.
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Cumartesi, Kasım 17, 2007
0
yorum
8.11.07
06.11.2007
Yaprak dökümü .
V.Ç.beyle görüşme.
Şaka gibi ama gerçek Kendisi İzmir ...........Daire başkanlığının ups kısmına bakan kişi.Bana demokrat ve bu konularla ilgilenebilecek düzeyde duyarlı olduğu söylenildiği için ben 12.30 gibi kurumun ilgili odasına gidiyorum ve şahsı solitaire oynarken buluyorum.Çok çok yoğunlar.Yeni yıkanmış ve rahat verici şampuanın etkisi kaybolmamıştı çünkü ben saçlarını sürekli eliyle yatırmasını sadece böyle açıklayabiliyorum.Her neyse uzlaşma güncel sanat,daha adil ilşkiler üretme meyillisi k2 ortamından mekan ve anlayış sıkıntılarımızdan bienal deneyimizden (tabi sıkmayacak ölçüde) bahsettim.Kurumsal olarak anlayışımızı bunun şu an neden çalışmadığını,gizli ya da haklı nedenlere başvurarak değilde kişinin duygudaşca yaklaşabileceği bir alandan kavrayabileceği ya da nasıl çözebileceği üzerine bir dialog yaşadık.ben olayları sıkıntıları anlatıyordum o da dinliyordu.Tabi ya da o kadar.yerel yönetimlerle uzak olmanın ya da yeterince ilişkili olmanın faydasını o anda görebiliyorsunuz.Bienali duydunuzmu? Biz davetliydik mesela ya da port sergisi? ya da vs vs
Ne evet Ne hayır.Bana belediye demeyin,tamamen kof ve boş.Babamın bir sözü vardır.Belediyede çalışanın işi çalışmayanın maası artar diye offf dedirten.Her neyse bu adamların dünyadaki fonksiyonları üzerine kafa yormak bir yana kendimi bu insanların dışında bir yana nasıl atarım atabilirim kıvamına geldim.K2 için (dokumenta ve office)hibe alan iyimser olmak gerekirse müdür beyin şu cümlesiyle açıklanabilir ben zamanı gelince masa bile bulamıyorum.Banane banaane kardeşim.Neyi arıyorsan osun sen.Yani anlayış duygusallık ve ortak bir payda.dialog halini korumak veya oluşturmak yada çaba harcamak.Amacın yoksa hayallerin yoksa sen nesin solitaire insanı.Başka dünyalar mümkün diye bağırıyor herkes.Onu bırak tarih zaman ve mekandan kopuk nerdee yaşıyorsun.Bana ya da kimseye zararın yok ama yetmez , yaşa ama koskoca kentin kültürel konum ihtivasını sen oluşturmak kurmak için bir proje üretmek yada bir amaç çizmek zorundasın.Tüm devrimler gündelik hayatın keşiflerinde.Geçen yıl Eshot’un yetkili insanlarından biriyle görüşmüştüm oda aynı,konuşmanın bir yerinde (alternatif mekanları göstermek açısından)viadüklerle ilgili birkonu geçmişti yani biz oraları yaratıcı bir şekilde dönüştürebiliriz dediğimde ooo evet çok iyi olur demişti.Ne düşünmüştü aklına ne geldi bilmiyorum.Ne arandım ne de bu konuda bana herhangi bir talep geldi.Halbuki numaram var,işi ben yapacağım para istemiyorum malzemeyi ver sadece.Danış,tanı keşfet.Yurdumun solitaire insanları birleşin,kişisel dikleşmenizin keyfinden ziyade başkasının saygısını kazanın,sanatta böyle bir şey zaten,Peynirin içindeki kurtçuk olsan ne olur? yağla kaplı dünya sana da kaymıyormu?Mu mu?Mesela bu kadar gerilim ve saçmalığı birebir hissettiren gerçeklikte kendimi şehrin meydanlarında afrikalı gibi hissediyorum,ve lcd plazmalarda tanrılar çıldırmış olmalıyı izliyorum,galiba buna zenci olmak deniyor. Kaplumbağanın üzerinden file tırmanmak kendini bu gibi kurumlara kendini anlatmaktan daha kolay,içinde çalıştığın ve öldüğün bir mezar bu yapılar kafa patlatsan solitaire insanı bunun için seni daha çok seveceğim..
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Perşembe, Kasım 08, 2007
0
yorum
5.11.07
Çoçukluğumda sık sık babamın çekmecelerini karıştırırdım.
o zamanlar babamın shp zamanı.her tarafta Erdal İnönü'nün limon gibi sıkılmayacağız rozetlerinden vardı,tabii babamda da.
Ara sıra kaçırır hava atardım...
o benim,herkesin pembe panteriydi
Ruhu şad olsun.
Gönderen
Mr.Dere
zaman:
Pazartesi, Kasım 05, 2007
0
yorum
Blog Arşivi
- Kasım 2009 (14)
- Ekim 2009 (20)
- Eylül 2009 (23)
- Ağustos 2009 (17)
- Temmuz 2009 (24)
- Haziran 2009 (20)
- Mayıs 2009 (12)
- Nisan 2009 (20)
- Mart 2009 (22)
- Şubat 2009 (19)
- Ocak 2009 (17)
- Aralık 2008 (16)
- Kasım 2008 (14)
- Ekim 2008 (21)
- Eylül 2008 (16)
- Ağustos 2008 (17)
- Temmuz 2008 (24)
- Haziran 2008 (15)
- Mayıs 2008 (16)
- Nisan 2008 (17)
- Mart 2008 (14)
- Şubat 2008 (17)
- Ocak 2008 (16)
- Aralık 2007 (12)
- Kasım 2007 (10)
- Ekim 2007 (16)
- Eylül 2007 (11)
- Ağustos 2007 (15)
- Temmuz 2007 (12)
- Haziran 2007 (12)
- Mayıs 2007 (20)
- Nisan 2007 (20)
- Mart 2007 (20)
- Şubat 2007 (17)
- Ocak 2007 (18)
- Aralık 2006 (16)
- Kasım 2006 (25)
- Ekim 2006 (27)
- Eylül 2006 (9)
- Ağustos 2006 (1)
- Temmuz 2006 (10)
- Haziran 2006 (5)
about me
- Mr.Dere
- Mr. Dere’s artistic practices are based mainly on the city and whereby he focuses on interventions and observations within local culture of the city.

This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-No Derivative Works 3.0 United States License.


